İşçiye 5.434 lira tazminat

İşçiye 5.434 lira tazminat

Milyonlarca işçinin sigortası niteliğindeki kıdem tazminatında tavan 432 lira arttı. Tazminat...

Adnan Oktar hakkında karar çıktı

Adnan Oktar hakkında karar çıktı

Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 176 kişi tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Devam...

Muharrem İnce'den çok sert açıklamalar

Muharrem İnce'den çok sert açıklamalar

CHP'li Muharrem İnce imza tartışmaları sürerken olağanüstü kurultay ve CHP'nin geleceğine ilişkin...

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu ve 72 CHP'li Hakkında Suç Duyurusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu ve 72 CHP'li Hakkında Suç Duyurusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medyada kendisine dair ağır hakaret içeren karikatür paylaşan CHP...

Bedelli Yapacakların Askerlik Yerlerine Dair Açıklama

Bedelli Yapacakların Askerlik Yerlerine Dair Açıklama

AK Parti Grup Başkanvekili Mehmet Muş, bedelli askerlik yapacak kişilerin nerede askerlik...

  • İşçiye 5.434 lira tazminat

    İşçiye 5.434 lira tazminat

    Perşembe, 19 Temmuz 2018 04:49
  • Adnan Oktar hakkında karar çıktı

    Adnan Oktar hakkında karar çıktı

    Perşembe, 19 Temmuz 2018 04:42
  • Muharrem İnce'den çok sert açıklamalar

    Muharrem İnce'den çok sert açıklamalar

    Perşembe, 19 Temmuz 2018 04:38
  • Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu ve 72 CHP'li Hakkında Suç Duyurusu

    Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kılıçdaroğlu ve 72 CHP'li Hakkında Suç Duyurusu

    Perşembe, 19 Temmuz 2018 04:34
  • Bedelli Yapacakların Askerlik Yerlerine Dair Açıklama

    Bedelli Yapacakların Askerlik Yerlerine Dair Açıklama

    Perşembe, 19 Temmuz 2018 04:29

Sarkozy Türkiye'ye yine masal okudu

sarkoziCumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile yarın görüşecek olan Sarkozy, Türkiye'ye ziyareti öncesinde Mehmet Ali Birand'a verdiği röportajda, ziyaretinin amacını ve G20 için Türkiye'den beklentilerini anlattı.

Türkiye'ye gelerek, "büyük dost ve müttefik, dünya işlerinde git gide daha aktif rol oynayan ve Fransa'nın tarihi ilişkiler paylaştığı bir ülkeyi" ziyaret edeceğini kaydeden Sarkozy, 1. François ile Kanuni Sultan Süleyman arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının üzerinden yaklaşık beş yüz yıl geçmiş olduğuna işaret etti.

Bu ziyaretin aynı zamanda "G20'nin vazgeçilmez bir ortağına" gerçekleştirilen bir ziyaret olduğunu vurgulayan Fransa Cumhurbaşkanı, 2008 yılında tam da Türkiye gibi ülkelerin nihayet dünya yönetiminde kendilerine düşen seçkin yere sahip olduklarını görebilmeleri için G20 zirvelerinin gerçekleştirilmesini önerdiğini kaydetti.
"YÖNETİCİLERİNİZİN FİKİRLERİNE BÜYÜK ÖNEM VERİYORUM"

Ziyaretinin aynı zamanda, Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan ile ortak menfaatlere dair diğer konuları ele almak için de vesile olacağını kaydeden Sarkozy, "Ülkelerimiz, birçok dosya üzerinde sıkı bir işbirliğiyle çalışıyorlar. Lübnan, Ortadoğu barış süreci, askerlerimizin omuz omuza mücadele ettikleri Afganistan, bu dosyalara örnektir. Tüm bu konularda, yöneticilerinizin fikirlerine son derece büyük bir önem veriyorum" diye konuştu.

Bu ziyaretin son olarak, başta ekonomi olmak üzere tüm alanlardaki ikili ilişkileri de ele almayı sağlayacağını ifade eden Sarkozy, Fransa'nın Türkiye'de üçüncü sıradaki yabancı yatırımcı ve üçüncü sıradaki müşterisi konumunda olduğunu belirterek, 2010 yılında 12 milyar Avro tutarında gerçekleşen ikili ticareti daha da geliştirmeyi arzu ettiklerini söyledi.

"TAM ÜYELİK NE TÜRKİYE'YE, NE DE AB'YE FAYDALI OLACAK"

Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy, "Türk kamuoyu sizi, Türkiye'yi sevmeyen, onu Avrupa Birliği dışına itmek isteyen bir lider olarak görüyor. Bu algılama doğru mu?" sorusu üzerine, daha önce birçok kere ziyaret etme fırsatı bulduğu ve yine büyük bir mutlulukla ziyaret edeceği Türkiye'yi iyi tanıdığını söyledi.

Kendisine sorulan bu sorunun daha ziyade Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası plandaki yeriyle ilgili olduğunu belirten Sarkozy, şöyle konuştu:

"Türkiye büyük bir ülke. Doğu ile Batı arasında bir köprü, iki dünya arasında bir bağlantı teşkil etmesiyle yeri doldurulamayacak bir role sahip bir ülke. Günümüz dünyasının her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu bu rolü başka hiçbir ülke oynayamaz. Bu da demektir ki, Türkiye o eşsiz yerini hala muhafaza ediyor. İşte bu nedenle, Türkiye ile Avrupa Birliği'nin, aslında ne Türkiye'ye, ne de Avrupa Birliği'ne faydalı olacak bir tam üyeliğe kadar gitmeksizin, mümkün olduğunca sıkı ilişkiler yürütmeleri gerektiğine inanıyorum. Bunu dile getirerek kimseye hakaret etmiyorum ve hiçbir şekilde ülkenize duyduğum derin hayranlığı sorgulamıyorum.
21. yüzyılın başında, geçmişe ait şemaların içerisinde hapsolmamalıyız. AB'nin ve Türkiye'nin Rusya ile birlikte temel direkleri olacakları, geniş bir ortak ekonomik ve insani alanı neden hayal etmeyelim ki? Ben, geçmişte tıpkı Mustafa Kemal benzeri ileri görüşlü liderlerin yaptıkları gibi, ortak hedeflerimiz seviyesinde yeni çareler üretmemiz gerektiğine inanıyorum."

"TÜRKİYE'YE SAYGI DUYUYORUM"

"Tüm açıklamalarınızdan anlaşılan genel yaklaşımınız, Türkiye'yi bir Ortadoğu ülkesi olarak gördüğünüzü ortaya koyuyor. Türkiye'yi Avrupa Birliği'nin bir parçası olarak görmüyorsunuz. Böylece siz ve diğer yabancı yöneticiler, Türkiye'yi AB'den uzaklaştırarak bir eksen kaymasına itmiş olmuyor musunuz? En azından buna katkıda bulunmuyor musunuz?" şeklindeki soru üzerine ise Sarkozy, konuyu bu şekilde görmediğini söyledi.
Türkiye'nin kendisini için eşsiz bir ülke olduğunu, tarihiyle, coğrafyasıyla, kültürüyle pek çok dünyanın ve pek çok mirasın kavşağında yer aldığını ifade eden Sarkozy şöyle konuştu:

"Türkiye'yi belli bir bölgesel bütünlüğe bağlamayı arzu etmek, ne olursa olsun, eşsiz bir zenginlik teşkil eden bu özelliğini unutmak ve ülkenizin halklar arasındaki diyaloğa getirebileceği değerli katkıyı ve barış yararına oynayabileceği rolü azımsamak anlamına gelir. Türkiye'ye, onun dış politikasını ve stratejik ittifaklarını Avrupa Birliği ile ilişkileri konusuna tepki göstererek belirleyebileceğini düşünemeyecek kadar büyük bir saygı duyuyorum. Bunu söylemek, büyük bir diplomasi olan, bölgede ve dünyada barış ve diyalog yararına ilkeli ve çalışkan bir diplomasi olan Türk diplomasisini küçümsemek olur"
"MÜZAKERELER BİR ARAÇTIR"

Fransa Cumhurbaşkanı, "Türkiye'nin AB'ye tam üyeliğine karşısınız. Peki, niçin müzakerelerin devam etmesini destekliyorsunuz? Niçin müzakerelere son vermiyorsunuz? Yoksa bu sorumluluğu almak istemiyor, Türkiye'nin 'Yeter artık' diyerek havlu atmasını mı bekliyorsunuz? Türkiye'nin bir gün bu tam üyelikten vazgeçeceğini düşünüyor musunuz?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:

"Bu konudaki tutumumu daha önce dile getirdim. Avrupa Birliği ile Türkiye arasında zaten eşsiz olan bu ilişkiyi daha yoğun, daha sıkı olması için derinleştirmek bir gerekliliktir. Bu yönde somut ve pragmatik bir şekilde çalışmalıyız. Halihazırdaki müzakereler, bu gerekli derinleşmeyi devam ettirmek için bir araçtır."

MGK toplantısı sona erdi

milliToplantıyla ilgili yapılan açıklamada Libya, Mısır ve Tunus'taki gelişmelerin değerlendirildiği ifade edildi. Açıklamada, Libya'daki Türklerin tahliyesi ve ilave tedbirlerin görüşüldüğü de belirtildi.

Toplantıda Lübnan'daki siyasi kriz de gündeme geldi. MGK bildirisinde bu konuda şu ifade yer aldı:
"Lübnan'daki hükümet kurma sürecinin bir an önce başarı ile sonuçlandırılmasına yönelik temenni teyid edilmiştir."
TERÖRLE MÜCADELE

Yılın ilk MGK'sının bir başka gündem maddesi ise terörle mücadele oldu. Toplantıda üçlü mekanizma kapsamında terörle mücadeleye ilişkin son dönemdeki çalışmaların gözden geçirildiği ifade edildi.

Bedelli askerlikte flaş gelişme

bedelliSon dönemin en çok merak edilen sorularından birini, sözleşmeli er yasa tasarısını hazırlayan TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hasan Kemal Yardımcı'ya sorduk.

Geçen hafta TBMM Savunma Komisyonu olarak sözleşmeli er yasa tasarısını geçirip meclise sundunuz. Sözleşmeli er, bedelli askerlik veya kısa dönem askerlik süresinin azalması gibi konuları beraberinde getirir mi?

Yasa tasarısı komisyondan geçti muhtemelen önümüzdeki hafta meclise sunulacak. Sözleşmeli er çıktıktan sonra bedelli çıkar mı ya da askerlik süresi kısalır mı gibi konular Genelkurmay Başkanlığı'nın kararıyla çıkar. Genelkurmay asker sayısının yeterli olup olmadığını görür ve ona göre bir karar verir.

Peki kaç sözleşmeli er alınacak yani sözleşmeli er sayısının artışı fazla olursa oradan doğacak fazlalığa göre bedelli çıkabilir mi?

Sözleşmeli er 5 yıllık bir dilimde yaklaşık 50 bin kişiyle sınırlandırılacak. Yani 5 yılda 50 bin sözleşmeli er alınacak. Tabii böylece asker ihtiyacı bir miktar giderilmiş olacak. Böyle düşünebiliriz ama bu kanun çıkacak, elemanlar alınacak, uygulanacak… Ondan sonra bu hesaplar netleşir.

Yani bedellinin önü açılır mı?

Şöyle açılabilir… Asker sayısı sözleşmeli 50 bin er alımıyla artacak buradan yola çıkarak da Genelkurmayımızın kararı doğrultusunda asker sayısındaki yeterlilik görülürse bedelli çıkma ihtimali doğabilir. Tabii bu konu Genelkurmayımızın takdiri ve kararına bağlıdır.

Sözleşmeli er ile uzman erbaşlar arasında nasıl bir fark olacak?

Sözleşmeli er konusu zaten uzman erbaşlardaki eksiklikler ve yanlışlıkların toparlanmasıyla oluşturuldu. Biz bunu en ince ayrıntısına kadar en küçük eksiklikleri kapatacak şekilde düzenledik.

Güneydoğu'da PKK ile mücadele eden erler yerine sözleşmeli erler mi gönderilecek?

Sözleşmeli er modeli, ordumuzun profesyonelleşmesi için atılmış çok önemli bir adımdır. Sözleşmeli erler sınır birliklerine gönderilecek ve gittiği yerde görevini tamamlayacak orada görevini bitirecek başka yerine tayin edilmeyecek.
Taha Dağlı
Sabah

Libya'da ölen Trabzonlu işçi !

trabzonTrabzon’un Yomra İlçesi’ne bağlı Oymalıtepe Beldesi nüfusuna kayıtlı olan ve Libya’da Yunus Emre Çelik’in, Trablus yakınlarındaki şantiyede bu sabah görevli olduğu vinçe çıkarken bir kurşunun isabet etmesi sonucu öldüğü belirtildi. Yunus Emre Çelik’in uzun namlulu bir silahtan açılan ateşle öldürüldüğü bilgisi geldi.

FACEBOOK'TAKİ SON MESAJI

Libya’daki olaylarda, Trablus yakınlarındaki şantiyede hayatını kaybeden, Trabzon nüfusuna kayıtlı işçi Yunus Emre Çelik’in sosyal paylaşım sitesi Facebook’ta en son 17 Şubatta çeşitli görüntüler paylaştı.

Sitedeki profiline mangal başında çekilen fotoğrafını koyan Çelik, bir arkadaşıyla sohbetinde, Libya’nın çok sıcak olduğunu, bu ülkeden sadece hurma alınabileceğini belirtti.

Çelik, başka bir yorumunda ise şu ifadelere yer verdi: "İnsan iki kez annesinden ayrılır, bir doğarken bir ölürken. İnsan iki kez sevgiliye bağlanır, bir başlarken bir biterken. İki kez anlam yükler insan hayatına, bir ağlarken bir gülerken. Ve insan bir kez kıymet bilir o da elindekini kaybederken." Yunus Emre Çelik’in son paylaştığı görüntü ise Songül Karlı’nın "Benim Yarim" adlı şarkısının klibi oldu.

KALP HASTASI BABASI ÖLDÜĞÜNÜ BİLMİYOR

Yunus Emre Çelik’in Libya’ya 3 ay önce gittiği, ailesiyle en son dün sabah görüştüğü bildirildi.AA muhabirinin işçi Çelik’in yakınlarından aldığı bilgiye göre, Çelik ile ailesi dün sabah telefonla görüştü.

Telefonda durumunun iyi olduğunu söyleyen Çelik’in, şantiyelerinin kurşunlandığını fakat kendilerine bir şey olmadığını ifade ettiği belirtildi.İşçi Yunus Emre Çelik’in annesinin Oymalıtepe beldesindeki evlerinde, babasının ise kent merkezinde olduğu, kalp hastası olduğu için oğlunun öldüğünün henüz kendisine söylenmediği bildirildi.

Trabzon’un Yomra ilçesine bağlı Oymalıtepe beldesinde oturan, bekar olan Yunus Emre Çelik’in Libya’ya 3 ay önce çalışmak için gittiği öğrenildi.

Libya’nın Jalu bölgesinde bulunan Türk işçilerin, paralarını alamayan yabancı işçiler tarafından 350 bin dolar karşılığında rehin tutulduğu öğrenildi.

TÜRK İŞÇİLER MAHSUR KALDI

ANKA’ya ulaşan bilgilere göre Meammer Arabi firmasının Bingazi şehrine 600 kilometre mesafede bulunan Jalu şehrindeki şantiyesinde çalışan Türk işçiler, paralarını alamayan yabancı işçiler tarafından rehin tutuluyor. Meamer Arabi’nin, Arap firması olması dolayısıyla işçiler, Türk yetkililerin kendilerinden haberi olmamasından endişe ediyor. Bölgeyle iletişim zorlukla sağlanıyor. Meamer Arabi firmasında proje şefi olarak görev yapan inşaat mühendisi Yıldırım Öğünç, Türkiye’deki oğlu ile kurduğu telefon bağlantısında, bölgenin Bingazi’ye 600 km uzaklıkta olduğu için parayı temin edemediklerini ve bu yüzden işçileri tahliye edemediklerini bildirdi. Öğünç, Meamer Arabi firmasının yetkililerinin de olayların patlamısından bu yana ortada bulunmadıklarını kaydetti.

 

Utanç çetesi iddianamesinde iğrençlik

cete''Şantaj ve askeri casusluk'' iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında 16'sı tutuklu 56 kişi hakkında hazırlanan iddianamede, bir numaralı sanık emekli Albay İbrahim Sezer'in, ''suç işlemek amacıyla örgüt kurmak'' ve ''gizli belgeleri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek'' gibi suçlardan 60 yıl 8 ay ile 172 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırılması talep edildi.

ALBAY SEZER İÇİN REKOR CEZA İSTEMİ

İddianamede, tutuklu sanık Sezer'in ''suç işlemek amacıyla örgüt kurmak'' suçundan 2 ile 6 yıl, 33 kez ''özel hayatın gizliliğini ihlal etmek'' suçundan 16,5 ile 66 yıl, 22 kez ''haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek'' suçundan 11 ile 44 yıl, ''kişiler arasındaki konuşmaların dinlenilmesi ve kayda alınması'' suçundan 2 ile 6 ay, ''kişisel verilerin kaydedilmesi'' suçundan 6 ay ile 3 yıl, zincirleme olarak ''kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirmek'' suçundan 1,5 ile 6 yıl, ''fuhşa teşvik etmek'' suçundan 2 ile 4 yıl, ''devletin gizliliğine ilişkin belgeleri yok etmek, sahtecilik yapmak veya çalmak'' suçundan 8 ile 12 yıl, ''devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek'' suçundan 3 ile 8 yıl, ''gizli belgeleri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek'' suçundan 15 ile 20 yıl ve ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçundan da 1 ile 3 yıl olmak üzere toplam 60 yıl 8 ay ile 172 yıl 6 ay arasında değişen hapis cezasına çarptırılması istendi.

TÜBİTAK DAİRE BAŞKANI YÜCEL ÇİPLİ

Gözaltına alındığında TÜBİTAK'ta daire başkanı olarak görev yapan sanıklardan Yücel Çipli'nin ise ''suç işlemek amacıyla örgüt kurmak'' suçundan 2 ile 6 yıl, ''kişisel verilerin kaydedilmesi'' suçundan 6 ay ile 3 yıl, zincirleme olarak ''kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme ve ele geçirmek'' suçundan 1,5 ile 6 yıl, ''devletin gizliliğine ilişkin belgeleri yok etmek, sahtecilik yapmak veya çalmak'' suçundan 8 ile 12 yıl, ''devletin güvenliğine ilişkin belgeleri temin etmek'' suçundan 3 ile 8 yıl, ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçundan 1 ile 3 yıl ve ''gizli belgeleri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek'' suçundan 15 ile 20 yıl olmak üzere toplam 31 ile 58 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması talep edildi.

TUĞAMİRAL ŞAFAK YÜCEL

İddianamede, temin ettiği gizli belgeleri örgüt üyelerine verdiği iddia edilen sanıklardan Tuğamiral Şafak Yürekli'nin, ''örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçundan 1 ile 3 yıl ve ''yasaklanan bilgileri temin etmek'' suçundan da 1 ile 3 yıl olmak üzere toplam 2 ile 6 yıl, ''askeri okulda okuyan bazı öğrencilerin disiplin cezası almaması amacıyla örgütün talimatlarına uygun olarak aracı olduğu ve örgüt yöneticisi emekli Albay İbrahim Sezer'e elinde bulunan bazı belge ve bilgileri dijital ortama kaydedip ilettiği'' öne sürülen sanık Tuğamiral Fahri Can Yıldırım'ın da ''suç örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek'' suçundan 1 ile 3 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması talep edildi.

''Suç örgütü kurmak ve yönetmek'' ve benzer suçlardan sanıklar Mehmet Seyfettin Alevcan'ın 115, Zeki Mesten'in 67,5 ve Tamer Zorlabaş'ın da 50 yıla kadar hapisle cezalandırılması istenen iddianamede, 49 sanığın da benzer suçlardan 1 ile 50 yıl arasında değişen hapisle cezalandırılması istendi.

POŞETTEKİ KİRLİ İÇ ÇAMAŞIRLARI

Belirtilen adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda bilgi, belge, doküman ve dijital veriye el konulduğu kaydedilen iddianamede, aramada ayrıca, delil poşeti şeklindeki poşetlere konulmuş üst rütbeli komutanlara ait olduğu iddia edilen kirli iç çamaşırları ve benzer eşya ele geçirildiği aktarıldı.

Söz konusu adreslerde ele geçirilen dijital materyallerin ve dokümanların incelenmesi sonucunda, Halil Can Ekince'nin ikametinden elde edilen dijital veriler arasında toplam 7 bin 654 adet ''yasaklanan bilgileri temin'' suçu kapsamında kalan ve niteliği itibariyle gizli kalması gereken belgeler bulunduğu belirtilen iddianamede, Ekince ile diğer örgüt üyeleri arasında herhangi bir irtibat tespit edilemediğinden eylemine ilişkin tahkikat evrakının ayrıldığı bildirildi.

Tüm hakları uzungolfm.com'a aittir. Sitedeki bilgi ve reismler kaynak gösterilerek kullanılabilir...

www.uzungolfm.com  www.uzungollu.com